Küstüm Oynamıyorum

| 30 Ocak 2009 Cuma

O 25 dakika konuştu, ben 12. Ayrıca siz masum insanları öldürüyorsunuz, o yüzden cezalısınız. Ben Kasımpaşalıyım, böyle konuşurum, beğenirseniz. Ya sev ya terk et. Bir de ben burayı İbo Show zannediyordum, yanlışlıkla gelmişim. Davos da neymiş. Ben Kasımpaşa'da bakkal açacaktım, yanlışlıkla başbakan oldum. Halbuki psikoloji, sosyoloji, hukuk, ekonomi, siyaset, kamu yönetimi filan bilmem. Onlar de neymiş. Pardon, diplomasi mi dediniz? Hatta Avrupa Birliği filan var değil mi, hah bildim şimdi. Ayrıca Yahudiler lanetli ırk, ben de Müslüman'ım, Yahudilerle arkadaşlık etmem. Küstüm oynamıyorum.

13 yorum:

Hayati Kandiyoti dedi ki...

Mitingde bu adamı alkışlayanlar ve DAVOS FATİHİ pankartlarıyla karşılayanlar için çok "COOL" bir davranıştı ama.

Biz delikanlı milletiz, "ayar verdi" primesinister Davos'ta; "biz böyle biliriz."

bu adam kendince bir şeyler yapıyor da, bunu destekleyenler...of.
umutsuz vaka değil de nedir bu?

d. dedi ki...

esküz mi. esküz mi.

Emre Erbirer dedi ki...

Korkunç ya, hayatımızda diplomasi filan yok yani, her şey "Kasımpaşa tarzı"...

mehmet dedi ki...

van minits olayi var birde..olmayan ingilizcesi ile `van minits` olmaz olmaz diye turkce ile devam etme olayi var..gercekten ailesinin tipi ile bizi birhayli dunyaya guzel tanitti simdide bu olay var.asil komik olay turkiyeye gelip bakin ben ne yaptim alkislayin beni oy verin diyip, aziz nesinin dogru buyurdugu aptal haklimizda bir guzel buna tav oldu..artik secimde oylari garanti olen cocuklar umrunda deil...

mamurella dedi ki...

=) öle demeyin adam fırtına gibi esti,kendini köy kahvesinde zannederek,üzülüyorum yazık

Emre Erbirer dedi ki...

Korkunç ama ya, gerçekten.. Utanç verici, sonra sen git bu adamı destekle..

İlker Cihan dedi ki...

2002 Kasımından beri Akp'ye ve bir fiil Tayyip Erdoğan'a muhalif/karşı/beğenmeyen bir kişi olarak;
1)Tayyip Erdoğan bir başbakandır yani seçimle iş başına gelen bir siyasi partinin genel başkanıdır.Bir siyasidir.Siyaseten 'taraf'olabilme hakkı vardır.Bir diplomat değildir buna bağlı olarak diplomatın taşıdığı unsurlara sahip değildir!(Diplomasiden anlayan kişilere duyurulur)
2)Forumu yöneten Washington Post gazetesi yazarı Ignatius'un berbat yönetimi ve Şimon Peres'in yıllardır gözümüzün içine bakarak uluslarası hukuku nasıl ihlal ettiğini ve öldürdüğü binlerce insanı görmezden gelerek 'yüksek sesle'konuşması iğrençti! Oysa ki İsrail Hükümeti bir savaş suçlusudur.(Dikkat musevi vatandaşlarımıza/İsrail halkına bir suçlamam asla olamaz.Problem İsrail Hükümeti ve ABD'deki Yahudi Lobisidir)
3)Benim açımdan aleyhte olan bir durum ise önümüzdeki yerel seçimlerde Akp'nin malesef ki oy patlaması yapabileceğidir.Bu beni kısmen korkutan bir durum lakin lehte olan bir durum ise birileri dünya kamuoyu önünde İsrail Hükümetine haddini bildirmesi gerekiyordu.Tayyip Erdoğan saldırgan olabilir yalnız Tayyip Erdoğan'dan önce Şimon Peres'e verilen 25 dakikalık konuşma süresinin olabildiğince saldırganlığı görmezden gelinebilir mi?
Bu bloğu okuyan/takip eden(beğenme zorunluluğum yok)biri olarak kişisel fikirlerim madde madde sunmuş bulunuyorum.

Emre Erbirer dedi ki...

Bir başbakan elbet taraf olabilir, ancak bu diplomasinin ihlal edilmesini haklı kılmaz. Erdoğan çoğunlukla başbakan gibi değil AKP başkanı gibi davranıyor. Bu en büyük hatası..

Cihan TEKİN dedi ki...

ne idüğü belirsiz bir moderatörün ve Başbakan değil(!) "CUMHURBAŞKANI" PERES'İN tavırları çok diplomatikti değil mi? Ne güzel bir analiz yazısı yazmışsınız böyle? Kısacık, SMS tadında ve tek yönden bakarak olaya... Tebrikler... Bir de üniversite okuyorsunuz değil mi? Peki... Buyrun devam...

Emre Erbirer dedi ki...

Bir analiz yazısı yazdığımı kim söyledi? Böyle saçma bir olayı üç-beş cümleyle elimden geldiğince anlattım. Beğenen de beğendi. Elbette yazılabilecek çok şey var, ama bu benim işim değil.

Ayrıca evet, üniversite okuyorum. Ne alaka?

İlker Cihan dedi ki...

Saray soytarısının yazdığım 2. ve 3. maddelere cevap vermemesi/verememesiyle beraber Cihan Tekin kişisinin duygularıma tercüman olduğunu belirtmem gerekir.Oysa ki Küçük Saray Soytarısı Davos'un milletlerarası andlaşmaların konuşulduğu/müzakere edildiği bir platform olmadığını ekonomik/politik bir platform olduğunu bilmediği gözlerden kaçmamalıdır.Ayrıca kendileri Cumhuriyet Gazetesi okuyucusu olmakla beraber Facebookta Vicdani Ret gruplarında cirit atmaktadır.(Bu ne yaman çelişki annee!!)Tabii Cumhuriyet Gazetesi gibi militarist/darbeci/sol ideolojiye zarar veren bir gazetenin keskin okuyucusu olmakla övünen Saray Soytarısını ve onun gibilerini gördükçe karşımda kahrolsun Türkiyedeki eğitim sistemi/eğitimsizlik diye bağırasım geliyor!

Emre Erbirer dedi ki...

Davos ekonomik/politik bir platform olabilir, ancak Recep Tayyip Erdoğan Davos'a AKP başkanı olarak katılmamıştır, Başbakan olarak katılmıştır. Bundan zaten yıllardır utanıyorum, o ayrı bir şey. Cumhuriyet gazetesi okumamla vicdani reddi savunmamın nesi garip? Neden ikisi bir arada olamıyor? Bunun nesi çelişki? Ayrıca Cumhuriyet gazetesi hakkında farklı görüşlerimiz olduğu belli. Ben Cumhuriyet'in ne darbeci ne de militarist olduğunu düşünüyorum. Sol görüşe zarar veren konusu ise çok ironik. Solu savunan başka gazete kaldı mı ki? Bütün bunları da Türkiye'deki eğitim sistemine bağlamak daha da komik olmuş ya, neyse..

jazzyjam dedi ki...

cumhuriyet'e militarist/darbeci demek için el altından basına sızdırılan onca propaganda malzemesini yalayıp yutmuş insanlar olduğunuz muhakkak.

tarihten iki tane kopi-peyst yaparak yazılan manipülasyon abidesi köşe yazılarını okuyarak iki kelimeyi denkleştirdiğini zanneden bu şahıslara soru;

darbeci/militarist dediğiniz gazetenin gazetecileri neden bir bir öldürüldü ve bugün hiç bir gazete adlarını ağzına almıyor?

konuya gelince,

diplomasiyi tayyip'ten öğrenen bu arkadaşlara diğer devlet adamlarının, ellerinde tayyip'in gazeteden kesip getirdiği küpürler olmadan çatır çatır 1-1,5 saat kesintisiz konuştukları görüntüleri izlemelerini tavsiye ediyorum.

neticede,

tayyip bu oturumdaki duruşuyla dünya'ya rezil olmuş, bizi de rezil etmiştir. ama aynı zamanda da yaptığı hanzoluğu "ben anadolu çocuğuyum" diyerek geçiştiren milyonlarca cahilin gönlünde taht kurmuştur. açıkçası oturum yöneticisinin densizliği onun şansıydı. yoksa yaptığının elle tutulacak bir tarafı yok. hele geldikten sonra utanmadan sarf ettiği şu cümle, kalitesini insanların gözüne sokarcasına gösteriyor: "diplomatik olmasaydım orada başka bişiy yapmam gerekirdi, onu yapmadım."

sanıyorum ülkeyi kuran adamların kemikleri hiç bu kadar sızlamamıştır.

israil hakkında söylediklerinin inandırıcılığı için; bkz. israil'le yapılan ve oturumda sonra da tıpış tıpış devam eden anlaşmalar.